Erken çocukluk döneminde çocukların yalnızca fiziksel, bilişsel ve duygusal gelişimleri değil, aynı zamanda cinsel gelişimleri de devam etmektedir. Ancak çocukların cinsel gelişimi söz konusu olduğunda aileler çoğu zaman kaygılanabilmekte ve bazı davranışları yanlış yorumlayabilmektedir. Özellikle okul öncesi dönemde görülen genital bölgeye dokunma, sürtünme ya da kendi bedenini keşfetme davranışları ebeveynlerde endişe yaratabilmektedir. Oysa bu davranışların önemli bir bölümü gelişimin doğal bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Çocuklar yaklaşık 2-6 yaş arasında bedenlerini daha yakından tanımaya başlarlar. Özellikle 3-4 yaş dönemi, beden farkındalığının arttığı ve çocukların kendi bedenleriyle ilgili meraklarının yoğunlaştığı bir dönemdir. Bu süreçte çocuklar vücutlarının farklı bölgelerini keşfeder, kız ve erkek bedenleri arasındaki farklılıkları fark eder ve genital bölgelerine dokunduklarında farklı hisler yaşadıklarını keşfedebilirler. Bu nedenle zaman zaman genital bölgeye dokunma ya da sürtünme davranışları görülebilir.
Burada yetişkin bakış açısıyla düşünmemek son derece önemlidir. Çocukların bu davranışları yetişkin cinselliğinden tamamen farklıdır. Çocuklar bunu cinsel bir anlam yükleyerek yapmazlar. Onlar için bu davranış bedenlerini keşfetmenin, rahatlamanın veya hoş bir duyumu tekrar deneyimlemenin bir yoludur. Bu nedenle ebeveynlerin ilk yapması gereken şey paniklemek, öfkelenmek ya da çocuğu utandırmak yerine davranışın gelişimsel yönünü anlamaya çalışmaktır.
Bazı çocuklar genital bölgelerine elleriyle dokunurken, bazıları yastık, koltuk veya farklı yüzeylere sürtünme davranışı gösterebilir. Özellikle sıkılan, yorulan, uykuya geçmeye çalışan veya kendini rahatlatmaya ihtiyaç duyan çocuklarda bu davranışların daha sık görüldüğü bilinmektedir. Bu nedenle davranışın hangi zamanlarda ortaya çıktığını gözlemlemek önemlidir.
Çocuğun bu davranışı göstermesi karşısında verilen tepkiler sürecin gidişatını doğrudan etkileyebilir. Sert şekilde kızmak, bağırmak, tehdit etmek, cezalandırmak ya da utandırmak çocuğun suçluluk duygusu geliştirmesine neden olabilir. Özellikle "ayıp", "pis", "sakın yapma" gibi ifadeler çocukta bedenine yönelik olumsuz duygular oluşturabilir. Bunun yerine sakin ve açıklayıcı bir yaklaşım benimsenmelidir.
Çocuğa yaşına uygun bir dille bunun özel bir davranış olduğu anlatılabilir. Örneğin; "Bedenine dokunmak istemen normal ama bu özel bir davranıştır ve herkesin içinde yapılmaz" şeklindeki açıklamalar hem sınır öğretir hem de çocuğun kendisini suçlu hissetmesini önler. Amaç davranışı cezalandırmak değil, sosyal kuralları öğretmektir.
Ailelerin dikkat etmesi gereken bir diğer konu da davranışın sıklığıdır. Gün içerisinde kısa süreli ve dönemsel olarak görülen davranışlar çoğunlukla gelişimsel kabul edilirken, çocuğun gününün büyük bölümünü bu davranışla geçirmesi, oyun oynamayı bırakması, sosyal ilişkilerden uzaklaşması veya başka etkinliklere ilgisinin azalması durumunda daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Ayrıca bazı fiziksel durumlar da genital bölgeye yönelik davranışların artmasına neden olabilir. Kaşıntı, enfeksiyon, alerjik reaksiyonlar veya çeşitli sağlık sorunları çocukta rahatsızlık hissi oluşturabilir. Bu nedenle davranışın altında fiziksel bir neden olup olmadığı da mutlaka değerlendirilmelidir.
Bakırköy çocuk psikoloğu desteği almak isteyen ailelerin sıkça sorduğu konulardan biri de bu davranışların ne zaman normal sınırların dışına çıktığıdır. Eğer davranış yoğunlaşıyor, çocuğun günlük yaşamını etkiliyor veya aileyi ciddi şekilde zorlamaya başlıyorsa profesyonel değerlendirme faydalı olabilir. Benzer şekilde Yeşilköy çocuk psikoloğu ve Florya çocuk psikoloğu arayışında olan aileler de çocuklarının gelişimsel süreçlerini doğru yorumlayabilmek için uzman desteğine başvurabilmektedir.
Unutulmamalıdır ki erken çocukluk döneminde görülen beden keşfi davranışları çoğu zaman gelişimin doğal bir parçasıdır. Önemli olan ailelerin sakin kalabilmesi, çocuğu utandırmaması ve gerektiğinde profesyonel destek almaktan çekinmemesidir. Çocuklar bedenleriyle ilgili sağlıklı mesajlar aldıklarında hem özgüvenleri hem de beden algıları daha sağlıklı gelişir. Bu süreçte ebeveynlerin sabırlı, tutarlı ve bilgilendirici bir yaklaşım sergilemesi çocuğun gelişimini olumlu yönde destekleyen en önemli faktörlerden biridir.