"Derse odaklanmak istiyorum ama aklım başka yerlere gidiyor..."
"Öğretmen konuşuyor ama bir süre sonra sesler karışıyor..."
"Ben de yapmak istiyorum ama nedense yarım kalıyor..."
"Beni neden sürekli uyarıyorlar, ben gerçekten deniyorum..."
Dikkat eksikliği yaşayan çocukların dünyası, dışarıdan bakıldığında çoğu zaman yanlış anlaşılır. "İstemiyor", "umursamıyor" ya da "tembel" gibi etiketlerle açıklanmaya çalışılan bu durum, aslında çocuğun iç dünyasında oldukça karmaşık bir süreçtir. Çocuk çoğu zaman yapmak ister ama sürdüremez; başlamak ister ama tamamlayamaz. Bu nedenle yaşadığı güçlük yalnızca akademik değil, aynı zamanda duygusal ve sosyal yaşamını da etkileyen bir deneyime dönüşebilir.
Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı Müberra Sabuncu olarak ailelerle yaptığım görüşmelerde en sık vurguladığım noktalardan biri şudur: Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar çoğu zaman yeterince çaba göstermedikleri için değil, dikkatlerini sürdürebilmekte zorlandıkları için güçlük yaşarlar. Bu nedenle onları davranışları üzerinden değerlendirmek yerine yaşadıkları süreci anlamaya çalışmak gerekir. Gerektiğinde bir Bakırköy çocuk psikoloğu, Florya Çocuk Psikoloğu veya Yeşilköy Çocuk Psikoloğu tarafından yapılacak değerlendirme, çocuğun ihtiyaçlarının daha doğru anlaşılmasına katkı sağlayabilir.
Dikkat Eksikliği Yaşayan Çocuğun İç Dünyası
Dikkat eksikliği yaşayan çocukların zihni çoğu zaman aynı anda birçok uyarana açıktır.
Bir düşünceyi takip etmeye çalışırken başka bir ses, başka bir görüntü ya da başka bir fikir dikkatini çekebilir. Tam ödevine odaklanmışken pencereden gelen bir ses ya da odadaki küçük bir hareket bile odağının değişmesine neden olabilir.
Bu durum dışarıdan "dikkatini vermiyor" şeklinde yorumlanabilir. Oysa çoğu zaman sorun dikkat etmek istememek değil, dikkati belirli bir noktada sürdürebilmektir.
Duygusal Olarak Neler Yaşarlar?
Sürekli uyarılan, eksikleri söylenen ya da arkadaşlarıyla kıyaslanan çocuklar zamanla kendileriyle ilgili olumsuz düşünceler geliştirebilirler.
"Ben zaten yapamıyorum."
"Yine hata yapacağım."
"Nasıl olsa başaramayacağım."
Bu düşünceler zaman içinde özgüveni olumsuz etkileyebilir ve çocuğun yeni şeyler deneme isteğini azaltabilir.
Çocuk, yaşadığı güçlüğü kontrol edemediğini hissettikçe hayal kırıklığı yaşayabilir. Bazıları içine kapanırken bazı çocuklar ise öfke, huzursuzluk veya karşı gelme davranışları gösterebilir.
Günlük Yaşamda Karşılaşılan Güçlükler
Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar özellikle süreklilik gerektiren görevlerde zorlanabilirler.
Ödev yapmak, ders dinlemek, verilen yönergeleri takip etmek veya başladıkları işi tamamlamak onlar için akranlarına göre daha fazla zihinsel çaba gerektirebilir.
Bu nedenle sık sık;
-
Eşyalarını unutabilirler.
-
Dikkat hataları yapabilirler.
-
Başladıkları işi yarım bırakabilirler.
-
Yönergelerin bir kısmını kaçırabilirler.
-
Aynı anda birden fazla işle uğraşmaya çalışabilirler.
Bu davranışlar çoğu zaman isteksizlikten değil, dikkat süreçlerinin farklı işlemesinden kaynaklanır.
Sosyal İlişkilerde Yaşanan Zorluklar
Dikkat eksikliği yalnızca okul başarısını etkilemez.
Bazı çocuklar konuşurken söz kesebilir, sırasını beklemekte zorlanabilir ya da oyun sırasında kuralları takip etmekte güçlük yaşayabilir.
Bu durum zaman zaman arkadaş ilişkilerini etkileyebilir. Yanlış anlaşılmalar yaşayan çocuk kendini geri çekebilir ya da daha yoğun tepkiler vermeye başlayabilir.
Bu nedenle sosyal becerilerin desteklenmesi de en az akademik destek kadar önemlidir.
Ebeveyn ve Öğretmenler Nasıl Yaklaşmalıdır?
Dikkat eksikliği yaşayan çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey, anlaşılmaktır.
Sürekli eleştirilmek yerine desteklenmek, başarılarının fark edilmesi ve yapabildiklerinin görülmesi motivasyonlarını artırır.
Ebeveynler ve öğretmenler;
-
Kısa ve net yönergeler vermeye,
-
Aynı anda tek görev sunmaya,
-
Küçük başarıları fark edip takdir etmeye,
-
Sabırlı ve tutarlı olmaya,
-
Gerçekçi beklentiler oluşturmaya özen göstermelidir.
"Dikkatini ver." demek yerine dikkatini sürdürebileceği koşulları oluşturmak çok daha etkili olacaktır.
Yapılandırılmış Bir Ortamın Önemi
Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar için öngörülebilir ve düzenli bir günlük yaşam oldukça destekleyicidir.
Belirli rutinler oluşturmak, uzun görevleri kısa parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve düzenli molalar vermek çocuğun dikkatini daha kolay yönetmesine yardımcı olabilir.
Bunun yanında hareket ihtiyacını karşılayabileceği fiziksel aktiviteler de gün içinde önemli bir yer tutar. Hareket etme fırsatı bulan çocuklar, sonrasında dikkatlerini sürdürmekte daha az zorlanabilirler.
Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalıdır?
Her hareketli ya da dalgın çocukta dikkat eksikliği bulunmayabilir.
Ancak dikkat sorunları okul başarısını, arkadaş ilişkilerini, günlük yaşamı veya çocuğun özgüvenini belirgin şekilde etkilemeye başladıysa profesyonel değerlendirme yapılması faydalı olabilir.
Bu noktada Bakırköy çocuk psikoloğu, Florya Çocuk Psikoloğu veya Yeşilköy Çocuk Psikoloğu desteğiyle yapılacak kapsamlı değerlendirme, yaşanan güçlüğün nedenlerini anlamaya ve çocuğun ihtiyaçlarına uygun destek planı oluşturmaya yardımcı olabilir.
Sonuç
Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar "yapmayan" çocuklar değildir; çoğu zaman yapmak isteyen ama bunu sürdürmekte zorlanan çocuklardır.
Onları eleştirmek yerine anlamaya çalışmak, küçük başarılarını fark etmek ve gelişimsel ihtiyaçlarına uygun şekilde desteklemek hem akademik hem de duygusal gelişimleri açısından büyük önem taşır.
Her çocuk farklı öğrenir, farklı gelişir ve farklı desteklere ihtiyaç duyar. Doğru yaklaşım, sabır ve uygun rehberlikle dikkat eksikliği yaşayan çocuklar güçlü yönlerini keşfedebilir ve potansiyellerini ortaya koyabilirler.