Ergenlerde Tehli̇keli̇ Davranışlar | Sabuncu Psikoloji Aile Danışma Merkezi | Florya, Bakırköy
Ergenlerde Tehlikeli Davranışlar

Ergenlik dönemi, duyguların yoğunlaştığı, kimlik arayışının hızlandığı ve içsel dünyanın yeniden şekillendiği bir süreçtir. Bu dönemde ortaya çıkan bazı davranışlar, ebeveynler için zorlayıcı ve kaygı verici olabilir. Özellikle kendine zarar verme, yoğun öfke patlamaları, kurallara karşı sert direnç ya da ani içe kapanma gibi durumlar çoğu zaman “yıkıcı davranışlar” olarak tanımlanır. Ancak bu davranışları yalnızca sorun olarak görmek, sürecin önemli bir kısmını gözden kaçırmamıza neden olabilir.

Çünkü ergenlerde görülen bu tür davranışlar çoğu zaman bir amaç taşır. Dışarıdan bakıldığında kontrolsüz ya da anlamsız gibi görünen tepkiler, aslında ergenin baş etmekte zorlandığı duyguların bir ifadesidir. Özellikle kendine zarar verme davranışı, sıkça yanlış anlaşılan alanlardan biridir. Bu davranış her zaman “yaşamak istememe” ile ilgili değildir. Çoğu zaman ergenin yoğun içsel sıkışmışlık, kaygı ya da öfke ile baş etmeye çalıştığını gösterir.

Ergen, içinde biriken duyguları ifade edecek alan bulamadığında, bu duyguları bedeni üzerinden dışa vurabilir. Bu durum geçici bir rahatlama hissi yaratabilir ve zamanla bir döngüye dönüşebilir. Bu nedenle davranışı ortadan kaldırmaya çalışmak kadar, bu davranışın neyi temsil ettiğini anlamak da önemlidir.

Yıkıcı davranışların altında farklı nedenler olabilir. Yoğun yalnızlık hissi, anlaşılmama duygusu, değersizlik algısı, akran ilişkilerinde yaşanan zorluklar ya da aile içi çatışmalar bu süreci etkileyebilir. Bazı ergenler için başarısızlık deneyimleri ya da sürekli karşılaştırılma da kendilik algısını zedeleyerek bu tür davranışlara zemin hazırlayabilir.

Öfke, bu süreçte en sık görülen duygulardan biridir. Ancak çoğu zaman görünen öfkenin altında daha kırılgan duygular yer alır. Reddedilme korkusu, yetersizlik hissi ya da anlaşılmama duygusu ifade edilemediğinde, yerini daha sert tepkilere bırakabilir. Ergen için bu, bir tür “duyulma” çabası haline gelebilir.

Ebeveynler için en zorlayıcı noktalardan biri, bu davranışlara nasıl yaklaşacaklarını bilememektir. Doğal olarak ilk tepki, davranışı durdurmaya çalışmak olur. Ancak bu noktada yön değiştirip şu soruyu sormak süreci dönüştürebilir: “Bu davranış ne anlatıyor?”

Yargılayan, suçlayan ya da baskılayan bir yaklaşım ergeni daha da içine kapatabilir. Bunun yerine dinleyen, anlamaya çalışan ve duygulara alan açan bir tutum çok daha işlevseldir. “Neden böyle yapıyorsun?” yerine “Bu senin için nasıl bir his?” gibi sorular, iletişimi güçlendirebilir.

Bazı durumlarda ise bu süreç daha yoğun ilerleyebilir. Kendine zarar verme davranışı tekrar ediyorsa, öfke kontrolü ciddi şekilde zorlanıyorsa ya da ergen sosyal olarak geri çekiliyorsa profesyonel destek almak önemlidir. Bu noktada Bakırköy psikolog desteği ile yürütülen süreçlerde, ergenin duygusal ihtiyaçlarını anlamaya yönelik çalışmalar hem ergen hem de aile için daha sağlıklı bir zemin oluşturabilir.

Unutulmamalıdır ki ergenlerde yıkıcı davranışlar çoğu zaman bir “bozukluk” değil, bir “ifade biçimi”dir. Bu ifadeyi doğru okuyabildiğimizde, ergenin aslında neye ihtiyaç duyduğunu anlamak mümkün hale gelir. Ve çoğu zaman değişim, anlaşılmakla başlar.

0535 468 04 48 0535 468 04 48 Yol Tarifi Al